İran’da çalışma ofislerinin önündeki uzun kuyruklar, bahar aylarındaki savaşın ülkenin üretim altyapısını imha ederek hızlandırdığı daha derin bir kırılmanın yüzeye yansıması. 2026 Nisan ayının başlarında, ortak Amerikan ve İsrail harekatı nükleer ve askeri tesislerin ötesine geçerek sivil ekonominin belkemiğini hedef aldı.
Yöntem bilinçliydi: Sadece fabrikalar değil, o tesislerin çalışması için elzem olan enerjiyi sağlayan altyapı da vuruldu. sİranlı ekonomik kaynaklara göre Mahşehr, Asaluye ve diğer yerlerdeki petrokimya tesisleri isabet aldı ancak belirleyici darbe, Pars Özel Ekonomik Bölgesi’ndeki iki altyapı merkezi olan Fecr Enerji ve Mübin Enerji’ye indirildi.
Ülkenin petrokimya kapasitesinin yüzde 60’ından fazlasını barındıran bu bölgede, her iki merkezin de devre dışı kalmasıyla üretimin yüzde 80’den fazla düştüğü bildirildi. Güney Pars ve Lavan Adası’ndaki rafineriler vuruldu; demir-çelik sektöründe ise ülkenin iki temel direği olan Mübareke ve Huzistan tesisleri hasar gördü. Çeşitli tahminler maliyeti 270 milyar dolara yakın gösteriyor ki bu rakamı yaklaşık bir değer olarak kabul etmek en doğrusu.
Bir altyapı merkezine indirilen darbe tek bir tesisle sınırlı kalmaz. Elektrik ve buhar kesildiğinde, bir tesisin ürününe bağımlı olan alt sektörlerdeki atölyeler de atıl duruma düşer. Amaç tek bir üretim hattını yok etmek değil, zinciri kırmaktı.
